|

SARA TAVARES
“Lizbon’dan Cabo
Verde’ye”
“Eğer gün ışığının bir sesi
olsaydı, mutlaka böyle olurdu” yazan Taplas dergisinin
övgüsünü devam ettiren son derece yüceltici yorumlar,
Sara Tavares’in şimdiden dünya müziğinin büyük
yıldızlarından biri olacağının sinyalini veriyor. Afrika
asıllı ve Lizbon’da yaşayan 27 yaşındaki genç sanatçı,
tatlı, derin ve buğulu sesini duyurduğu ve son derece
zarif düzenlemeleriyle de dikkat çeken “Balancê” adlı
albümüyle müzik dünyasına yeni bir soluk getirdi.
Müzikal yapısının dışında birçok dilden sözcükleri bir
araya getirmesiyle de ilginç bir çalışma olan albüm için
Tavares “Bu albüm kendime söylediğim ninniler gibi”
diyor. Zorlu geçen çocukluğunu iyileştirici gücü olan
sesiyle ve müziğindeki kültürlerarası göndermelerle çok
naif bir şekilde yansıtan sanatçı Avrupa ve Afrika’ya
özgü unsurları mükemmel bir uyum içinde ve katmanlar
halinde buluşturuyor. Sınırları aşan bir içeriğe sahip
olan bu albüm Portekiz’de altın plak ödülünü aldı.
Dünyanın birçok ülkesinde övgü dolu yorumlar alan
Tavares birçok festivale katıldı, televizyon ve radyo
yayınlarında yer aldı. İşte taptaze ve yepyeni bir dünya
müziği deneyimi...
29 Ocak 2008 Salı , 20:00 - İş Sanat
Biletler Biletix'de! www.biletix.com Biletix Çağrı
Merkezi (0 216 556 98 00)
Kademe: 40 YTL 2. Kademe: 35 YTL 3. Kademe: 30 YTL
Indirimli: 25 YTL
SARA TAVARES HAKKINDA
İçten bir anlatım ve gurbet duygusuyla Sara Tavares
Lizbon’daki yeni nesil Afrikalıların sesi oluyor. ”Yeşil
Burun’dan ve Afrika’nın birçok yerinden Lizbon’a,
Paris’e, Boston’a, dünyanın her yerinde sayıca kocaman
bir Afrika nesli var... bir şekilde dağınık
kimliklerle.”, diyor, albümü ”Balance”ı 13 Şubat 2006
tarihinde yayınlayan, 27 yaşındaki Sara Tavares....
“Bizim neslimiz kaybolmuş hissediyor çünkü bizim
gerçeğimizi ifade eden bir kültür içinde değiliz”diye
ekliyor...
“Arkadaşlarımla beraber olduğumda, ilginç bir topluluk
oluyoruz, Portekizce konuşuyoruz, kimimiz Yeşil Burun
dili Crioulo, kimimiz elbette İngilizce konuşuyor”, diye
açıklıyor... ”Crioulo dilinde hem İngilizce hem
Fransızca var. Tüm bunlar dünyanın dört bir tarafına
götürülen kölelerin mecbur kalarak konuştuğu birbirinden
farklı diller, bizler Melez bir kültürü temsil
ediyoruz,” diye ekliyor... Çokdilli bir ifade bu yüzden
sanatçının albümünde de yer buluyor... Kucaklayabildiği
kadar farklı kültürü biraraya getiren sanatçının albüm
başlığı Balance birçok anlam taşıyor... Portekizcede
müzik hızlandığında kullanılan kelime, Afrika dilinde
güzel bir yemek için lezzet anlamında kullanılıyor.
İngilizcede denge anlamına gelen kelime sanatçının kendi
için bir dengeyi ifade ediyor. ”Keder ve neşe, gece ve
gündüz, tuz ve şeker, hepsi duygularınızı dengelemek
meselesi” diye konuşuyor; ”Her zaman ince bir çizgide
ilerliyorsunuz ve dengeyi sağlamak zorundasınız. Çok
katı olursanız, düşersiniz”, diyerek albümde vermek
istediği mesajı aktarmaya çalışıyor...“
Tavares’in tatlı sesi ve hassas düzenlemeler bu
anlamları dili bilmeyenlere, sözleri anlamasalar bile
aktarabiliyor... Sesindeki iyileştirici güç dünyadaki
yerini bulmaya çalışan ve kendini tamamen kabul etmeyi
başaran bir insanın gücüyle ortaya çıkıyor. Bu ses,
ailesi tarafından terkedilen bir kadının sesi. Daha iyi
bir hayat için babasının Amerika’ya, annesinin güneye
göç ettiği ve Portekizli bir kadının yetiştirdiği yalnız
bırakılan bir kadının sesi. Müziğiyle köklerini arayan
ve Lizbon’daki Afrikalı müzisyenlerin yardımıyla
Lizbon’da ve her yıl ziyaret ettiği Yeşil Burun’da (Cape
Verde) kendini bulan sanatçı, müziğiyle tüm dünyaya
ifade ediyor.
“Tüm albüm kendime küçük ninniler gibi” diyen Tavares
albümdeki mesajların ”kendine özgüven, kendini sevmekle”
ilgili olduğunu vurguluyor. Kendindeki farklılıkları
sevmeyi, bütün farklı parçaları biraraya getirmeyi
anlatıyor. ‘Bom Feeling’ şarkısında Portekizce bir
kelimeyi İngilizce bir kelimeyle birleştirerek ”iyi
hissetmek” olarak ifade eden albüm, bazılarının
aşağıladığı ifadeleri kucaklayan bir tavır ortaya
koyuyor. Parçalanmış bir ailenin sokak kültürünü
benimseyen kızı olarak büyüyen sanatçı bunu şarkılarında
da ortaya koyuyor.
‘Poka Terra’ Afro-Beat tarzında ve şarkının adı trenin
çıkardığı sese gönderme yapıyor. Tavares farkındalık
trenini yakalamayı ve kendimizden sorumlu olmayı
hatırlatıyor. ‘Planeta Sukri’ (Şeker Gezegeni)
Tavares’in reggae tarzıyla Yeşil Burun’un Cesaria
Evora’yla meşhur olan geleneksel soundunu biraraya
getiriyor. Şarkı sözlerinin aşk şiirine benzediği bir
şarkıyla karşımıza çıkıyor...
Tavares ‘Muna Xeia’ (Dolunay) adlı şarkıda ayla
konuşuyor.
“Afro-Amerikalıların ya da Afrika asıllı Brezilyalıların
durduğu yer gibi köklerini hatırlatan kimliğine sahip
çıkan ve tüm bunları şiirsel bir dille ifade eden bir
sanatçı. Kendine yeni nesil için bir müzik kimliği
yaratırken köklerini de unutmuyor...
Basında Sara Tavares
“Çarpıcı bir ses” PlayMusicMagazine
”Sara Afrika ve Avrupa tarzlarını muhteşem şarkılarla
biraraya getirmeyi başarıyor... hassas,melodik ve
ritmik.” Express
“Kendine has müzik tarzıyla parlak bir yetenek” New
International
"Eğer günışığının bir sesi olsaydı,mutlaka böyle
olurdu”Taplas
“Cabo Verde'nin Cesaria ötesindeki müziği. Tavares dünya
müziği yıldızı olarak büyük çıkış yapabilecek bir
potansiyele sahip.” LA Times
“Sara büyüleyici bulaşıcı bir keyifle şarkı söylüyor”
Global Rhythm
“Tavares’in şarkı söyleyişi... en yakın haliyle cazdaki
doğallık” closest to the spontaneity of jazz” LA Times
“Sıcaklığı ve davetkar sesiyle güdülenen zarif şarkılar”
UTNE
|